Tuesday, January 19, 2010

Ağlamak

İnsan uzun süre ağlamayınca, nasıl ağladığını unutuyor...Ve sonra görüyor ki, ağlamak da biçim değiştirebiliyor, hem de aynı "yüzün" üzerinde.

Yaş ilerledikçe ses daha az çıkar sanki, derinlere gömülür. Çıkmaya çalıştıkça kısılır, tekler, bile bile tökezler. Korkudan. Korku, bilinçli bir şeydir, korkak olduğundandır ki bunu söyleyemez, suçu başkasına atar: korkulana.

Gözlerse daha çok yanar. Bir şeyler daha çok batar.
İnsan büyüdükçe, ağlarken elleri kolları çocuklaşır. Bilemezsin onları ne yapacağını! Kemiksizleşirler birden, eklemsizleşirler, kan dolar her yerlerini, kendi başlarına hareket etmek isterler!

Akacak kan damarda, akacak yaş gözde durmaz.
Bırak, gitsin.

No comments: