"USTA" RECEP TAYYİP ERDOĞAN'A
YAŞAR USTADAN MEKTUP.
Bak beyim, sana iki çift lafım var.
Koskoca adamsın...
Paran var, pulun var; her şeyin var.
Binlerce kişi çalışıyor emrinde.
Yakışır mı sana insan hayatıyla oynamak?
Yakışır mı sana bunca günahsızı, genci, çoluğu çocuğu zehirli gazlar içinde bırakmak?
Ama nasıl yakışmasın! Sen değil misin öz evladım üvey evladım diye ayıran,
onlara bir damlacık özgürlüğü çok gören.
Anlamıyor musun beyim? Bu çocuklar birbirini seviyor.
Ama ben boşuna konuşuyorum... Sevgiyi tanımayan adama, sevgiyi öğretmeye çalışıyorum.
Hah! Sen, büyük başbakan, milyarder, gemicikler sahibi Tayyip Bey! Sen mi büyüksün?
Hayır, BEN BÜYÜĞÜM! Ben, çapulcu.
Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç!
Gözümde pul kadar bile değerin yok. Ama şunu iyi bil, ne ağacıma ne toprağıma hiçbir şey yapamayacaksın.
Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın; mağlup edemeyeceksin bizi!
Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil; sevgiyle bağlıyız.
Bizler birbirimizi seviyoruz.
Biz bir aileyiz.
Biz güzel bir aileyiz! Dokunma aileme! Dokunma çocuklarıma! Dokunma ağacıma!
Dokunma Türk'üme, Kürt'üme, Rum'uma, Ermeni'me!
Eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe hiç sesini çıkarmamış olan ben, çapulcu;
hiç düşünmeden o meydanlara çıkar, çığlıklarımla ezerim seni.
Anlıyor musun? Oyumu da alır ezerim ve dönüp arkama bakmam bile!
Çapulcu.
Tuesday, June 4, 2013
Subscribe to:
Posts (Atom)
