I-Kor Ask
Yazar fikri bulmaz, fikir onu bulur.
En beklenmedik anda; cantada brief bir bankta yalniz basina otururken, Turk olundugu durumlarda tuvalette sifonu cekmek uzere hazirlanirken buluverir fikir yazarini. Kirmizi ampuller yanar yazarin kafasinda. Kalp atislari hizlanir, mideye yumruk gibi inmeye baslar kristal elmalar.
Ilk bakista ask gibidir, ilk akla geliste fikir. Yazar kor olur, ne noksanini gorur fikrin ne de ona disardan bakabilir. Kreatif direktorler, art direktorler, emektar musteri temsilcileri uyarir onu, gozunu acmaya calisir. Yazar bana misin demez. Ille de bu, ille de bu diye inat eder. Gerekirse onun icin cevresindekilerle catisir. Ne gorseller ne metinler istemistir onu da, yazar yine kalkmis bu fikrin pesinden gitmistir. Vardir bir bildigi ama iki de bilmedigi.
Zaman gecer. Yazar, fikirle arasinda gorus ayriliklari oldugunu fark eder. Basta kabullenmek istemez, brief’i suclar, musteride hata bulur, ama nafile. Kosar kreatif direktorune ‘sen oldurdun, onu sen oldurdun!’ diye cirpinir. Ama bir sure sonra tikanir kalir. Fikrin aciklarini gormeye baslar. Direnir, duruma aciklama getirmeye calisir. Yok, olmaz. En sonunda buruk bir sekilde veda eder fikrine yazar. Disardan bakmaya baslamistir nitekim ona. Aci olur ayrilmalari. Ama dogrusu da budur. Simdi yeni asklar pesinde kosma zamanidir, bir oncekinden ders alarak.
Tuesday, October 14, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment