Kurbaga Bacagi Teorisi
Orta okul lise yillarinda, yasitim olan herkesin dusundugu gibi dusunurdum ben de, bu kadar matematik bu kadar fen neden goruyorum, bu 10 sayfalik teoriyle ya da enzimlerin hayat hikayesiyle ileride ne isim olucak diye. O kadar bilgiyi akilda tutmak yeterince yorucu degilmis gibi, bir de anlamsizliklarina kafa yorardim. Gecti gitti guzelim yillar kurbaga bacagiyla, Oklid ucgeniyle. Yalan mi?
Pek de degilmis aslinda. Sagolsun dayim aydinlatmisti beni, gidermisti yillarin merakini. Bu bilgilerin pratikte ise yaramasa da kisiye belli bir bakis acisi kazandirdigini, gelisme caginda zekayi gelistirdigini, su ana kadar insanoglunun geldigi noktayi gosterdigini ve bu bilgi birikiminin yenilerini algilamak icin zemin olusturacagini soylemisti.[1]
“Vay be” diyebilmistim. Kurbagalar daha bir hayatin icinden gelmisti sonra. Oklid de yakisikli adamdi hani.
Bazi iliskiler, nam-i diger ilismeler de, icinden sozde gereksiz bilgi fiskiran lise mufredati gibi iste, farki yok[2].
Zaman gelir, herkes kendi Oklid’ini bulur, buldugunu sanir. Oklid’in ucgeni bir nevi iliskide vucut bulur. Bu sefer de hesap yanlis cikar: yanlis adam, yanlis adim. Kimisi de oper oper, karsidaki hep kurbaga kalir. Ama kendi ayagiyla gitmistir o kurbagaya, kimsenin bacagini suclayamaz bu sefer. Bu tip hatalarin, deneyimlerin, yasanmisliklarin ve yasanmamisliklarin, insanin geleceginde ya da simdiki zamaninda pek yeri olmaz, dogru. Gundelik hayata eklediginden cok cikarir, can sikar, hafizayi mesgul eder. Sucluluk hissettirir. Salak hissettirir. Fakat diger bir acidan, kisiye yeni bir bakis acisi kazandirir ve bir sonraki iliski icin zemin hazirlar. Bazi durumlarda, zekayi gelistirdigi, asiri saflik durumunda adami aydigi bile soylenebilir. Iste kurbaga bacagi, iste Oklid. Hayatimizda direkt kullanamiyoruz ama dolayli yardimini goruyoruz.
Kurbaga Bacagi Teorisi’nin sozde gereksiz iliski deneyimlerine teknik uyarlanisi, iki gruba yoneltilebilecek ortak sorularda gizlidir[3].
Bu bilgiyi neden ogrendim/Bunu neden yasadim?
Bu bilgiyi nerede kullanacagim/Bu insani hayatimin neresine koyacagim?
Bu bilgiyi kullanacak miyim ki/Bu insani bir daha gorebilecek miyim ki?
Bu anlamsiz bilginin ozelligi nedir allah askina/Ben bu salakta ne buldum ya?
Anafikir: Baska gereksiz gelen, basibos iliskilerin bile insan hayatinda bir anlami vardir. Getirisi hemen anlasilmaz; sonuclar uzun vadelidir ve saglam temellidir.
‘Birak ya, biz bizeyiz surda’ tipi anafikir: Tamam yaptik bir hata, bir dahakinde kafayi kullanicaz iste.
[1] Bendeki zeminin cok saglam oldugunu zannetmiyorum. Kisisel bir durum.
[2] Ibrahim Tatlises edasiyla (bkz Agri Dagi Cano Cano), “Baglan evladimmm!’ diyorum yazinin temasina.
[3] Bilemiyorum, cumle oyle gelisiverdi iste.
Tuesday, October 14, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

1 comment:
prensimi bulur muyum diye bir zamanlar Kurbaga Prens`in kitabini bile aldim da degil prensi bacagini bile bulamadim:)ama ne oldu ne bacak ne kol hic birine tam sahip olamadik ama nasil yasarlar,ne yer,ne icerler,onlari doguranlarla aralarindaki akil almaz iliskinin ana temasi nedir,kadinlari anlayamamalarin asil ve gercek nedeni nedir sorularinin cevaplarini bulabildik en azindan...e yas oldu 39 ...e bu saatten sonra da prens kiligindaki bu sevgili kurbagalarla AN larda yasamanin tadina varmayi becerebildim en azindan...genc kizligimizda adamakilli bir flortum asla olmamisti.e acisi ciksin biraz diyorum:)yok kimsenin cani acimiyo...sadece ben hayati yasamaya ve tadina varmaya caliyorum...yoksa ne biz onlarsiz ne de onlar bizsiz yasayamayiz...
Post a Comment